Ana sayfa / Sözlükİhyâ Sözlüğü: Kavram ve Terimler Abdest (vudû) — Namaz ve bazı ibadetler için farz olan zahirî temizlik.Abtah — Mekke'ye girerken tercih edilmesi sünnet olan bölge.Adalet — Ana sermayedir. Kişiyi suçluluktan ve ateşten korur, tekerleğin dönmesini sağlar.Adalet Terimi — İslam felsefesinde "adalet", ruh ile beden arasındaki münasebetin doğru yönetilmesi, şehvetlerin (mide ve ferç şehveti…Adamfirik — Osmanlıca'da "popüler" veya "insanların yöneldiği kişi" anlamında kullanılan tabir.Affedilen Durum — Tabii bir eğilim olarak belirmesi ancak kişinin bundan nefret edip aklıyla çirkin görmesi.Ahiret Azığı Olanlar — Ölümden sonra meyvesi kalan ilim ve halis ameller. Bunlar dünyada yaşansa da hakikatte ahirete aittir.Ahiret Tüccarı — Dünyayı ahiret saadetini kazanmak için bir sermaye ve fırsat alanı olarak gören kişi.Ahiret âlimi — İlmiyle amel eden, halkı Allah’a çağıran âlim.Ahmak — Akıl sermayesi eksik olan, fayda ve zararı ayırt edemeyen, dostluğu zarar getiren kişi.Ahmaklık ve Gurur — Tohum ekmeden, toprağı hazırlamadan veya çorak yere ekim yaparak ürün beklemektir.Akaid / itikad — Çocuklara ve İslam'la yeni tanışanlara (hidayete ermiş kişilere) net maddeler halinde, en temel esaslarla öğretilmesi…Akl — İnsanın ilahi emir ve yasaklar karşısında sorumlu tutulmasının dayanağıdır. Kelam geleneğinde akıl, "bir şey ya vardır…Aklın yolu — Şeriat, nakil ve tevhidi birleştirerek sebeplerin "müsebbibine" (yaratıcısına) odaklanmaktır.Alegori — Bir düşünceyi, davranışı veya kavramı daha somut bir nesne ya da eylemle simgeleme.Alet — Şarap meclislerini andıran veya fısk ehlinin alameti olan aletlerin (mizmar, ud vb.) kullanımı.Allah İçin Sevmek — Sevginin en yüce derecesidir. Sevgilinin (Allah) sevdiği her şeyi, onunla ilgisi olan herkesi (salih kullar…Allah'ın Kopmaz İpi — Kur'ân, Allah'ın nuru, en sağlam kulpu ve insanı hedefine ulaştıran en güvenilir tutamağıdır.Amel — Bu beklentinin doğurduğu ibadet ve gayret.Amelin Sıdkı — Dış görünüşün (zâhir), iç âlemde (bâtın) bulunmayan bir şeye delâlet etmemesi.Antisosyal Karakter Eleştirisi — Kendi içine kapanık, bencil ve sadece kendi menfaatini hesaplayan kişilerin mümin vasıflarını tam anlamıyla taşımadığı…Arafat — Haccın en büyük rüknünün gerçekleştirildiği, vakfe yapılan yer.Araz — Kendi başına kaim olamayan, ancak bir cisim veya cevherle var olabilen nitelikler (renk, koku vb.).Arkadaş Seçimi — Kişi arkadaşının dini üzeredir. İyi bir arkadaş, unutulduğunda hatırlatan, hatırlandığında yardım eden kişidir.Arınma — Fuhuş ve fısktan (günahlardan) kaçınarak haccını tamamlayan bir kimse, annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından…Arız — Bir şeyin aslına sonradan eklenen, durumun hükmünü değiştiren dış etken/kusur.Asgari Düzey Ölçüsü — Bir âlim, önderlik ettiği toplumun geçim düzeyi en düşük olan ferdini baz alarak yaşamalıdır. Bu, zengin birinin fakir…Asimetrik Ruh — Ruh, matematiksel ve katı sistemlere sığmaz; asimetriktir. Namaz, sınırlı olan bedeni sınırsız olan ruhun ufkuna…Askeri ve Siyasi Başarı — Türkler İslam'ın ordusudur; savaşır, cihat eder, devlet kurar ve adaleti tesis ederler.Asla Rücu — Kaynaktan (gözeden) uzaklaştıkça suyun bulanıklığı artar. Hac, Müslümanı suyun en saf olduğu yere, yani İslam'ın neşet…Asli ve Tali Ayrımı — Süreç içerisinde "asli olan" (ahiret bilgisi, Allah'a kulluk) ile "tali olan" (tamamlayıcı veya dünyevi bilgiler)…Ateşin Azığı — Haramdan oluşan et için cehennem ateşi en öncelikli karşılıktır.Avam — Dini konularda derin ihtisası olmayan, saf ve temiz inanç sahibi halk tabakası.Avamlık/Devamlılık — Semâyı bir ibadet veya manevi hal için değil de sadece eğlence için alışkanlık haline getirmek.Avamın Orucu — Herkesin tutması gereken, resmi sınırları ve ilmihal bilgisini (yeme, içme ve cinsel münasebetten uzak durma) kapsayan…Ayna İlkesi — İnsan, çevresindeki arkadaşların toplamından ibarettir. Dost seçimi, kişinin kimliğini ele verir; kendine dışarıdan…Azim — Bir işi yapma konusundaki kesin kararlılık ve kuvvetli irade.Azme Vefa Göstermek — Koşullar değiştiğinde ve nefsin şehvetleri kabardığında verilen söze sadık kalmak.Azmin Sıdkı — Hayırlı bir işe yönelik kararlılığın tam ve tavizsiz olması.Açık Çek Niteliği — Diğer ibadetlerin mükafatı belirli ölçülerle (10 ile 700 kat arası) sınırlıyken, Allah oruç için "Mükafatı bana aittir…Ağlamak — Okurken hüzünlenmek, ağlayamıyorsa bile ağlar gibi durmak.Badiye — Şehir dışındaki çöl veya kırsal alan; özgürlük ve net karakterin yetiştiği yer.Barkod Sistemi Benzetmesi — İnsanın ağzındaki tat alma ve algılama sistemi, kainattaki tüm rızıklarla uyumlu bir "barkod sistemi"ne benzetilir. Bu…Basiret — Kalp gözü açıklığı, eşyanın arkasındaki hakikati görme yetisi.Batın — Kalp erbabı ve zeki kişilerin keşfettiği, ayetlerin derinliğinde yatan sırlar ve manalardır. Bu anlamlar "deniz derya"…Batıniler — Hakikatin ancak masum bir imamın öğretisiyle elde edilebileceğini savunurlar.Başkent Metaforu — Kalp, vücudun başkentidir. Bir ülkenin başkenti düştüğünde ülke de düşer. Kalbin korunması ve düzelmesi ise doğrudan…Beden Yoluyla Ruh Eğitimi — Ruhun eğitilmesi, bedenin disipline edilmesine bağlıdır. Fizyoterapi veya spor salonlarındaki ritmik hareketler gibi…Bedensel Hazlar ve Bunalımlar — İnsanı aşağı çeken bedensel hazlardır. Modern dönemdeki depresyonların temel sebebi, yüce bir varlık olan insanın…Beledül Cebabira — Zalimlerin, despot yöneticilerin hâkim olduğu belde.Bevvap — Kapıda duran, gelenleri karşılayan ve hizmet eden görevli (sekretarya/kapıcı).Beytullah — "Allah'ın Evi"; Kâbe için kullanılan saygı ifadesi.Bezm-i Elest — Allah’ın ruhları yarattığında onlardan "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusuyla aldığı ilk söz ve ahitleşme anı.Beşinci Boyut — Eşyaya ve hadiselere ahiret perspektifinden bakabilmektir. Bu, görünmeyeni (metafiziği) hissetmek, hak edilmeyen bir…Bidat Ehli — Dinin aslına aykırı, hatalı ve marjinal yorumları benimseyen, sağlıklı bir din anlayışından uzaklaşmış kişi.Bidatten Uzak Durmak — Sağlıklı bir din anlayışına sahip olmak; marjinal ve hatalı dini yorumlara sürükleyen kişilerden kaçınmak.Bid’at — Dinde sonradan ihdas; sakınılması gereken yenilik.Bilinç Seviyesi — Bilinç geliştikçe, insanın duygusal motivasyonu da paralel olarak gelişmelidir. Yüksek bilince sahip bireyler (İmam-ı…Bilinçli Kusmaktan Sakınmak — İrade dışı kusmak orucu bozmazken, bilerek kusmak orucu bozar.Bir Sözleşme — Kur'an, Allah ile kul arasında yapılmış nihai bir sözleşmedir. Müslümanlar her ayet ve sureden sorumludur.Bireysel Islah — Toplumun hücreleri olan fertlerin düzeltilmesi, ideal toplumun inşası için ön koşuldur.Birinci Derece — Sadece güzel sesten lezzet alanlar (insan ve hayvanların ortak olduğu tabiat).Biyolojik Etkisi — Öfke anında kalp kanı kaynar ve damarlara yayılır; bu durum yüzde kızarıklık ve gözlerde kanlanma şeklinde tezahür eder.Buhl — Cimrilik.Burhan — Hakikati kesin delillerle ortaya koymayı amaçlayan bilimsel kanıtlama yöntemi.Bâtınî Yolculuk — Kalbin seyriyle aşağıların aşağısından (esfel-i sâfîlîn) göklerin melekûtuna yükselmesidir.Cahil Sofi — Bilgisizce ibadet eden ve bu bilgisizliği sebebiyle ibadet ettiğini sanırken aslında isyan eden kişi.Cedel / Münazara — Tartışma ve karşılıklı argüman üretme sanatı; hakikatten saptığında manevi hastalıklara yol açan yöntem.Cehri — Sesli bir şekilde, başkalarının duyabileceği tonda.Cennet Müjdesi — Bir kadının beş vakit namazını kılması, orucunu tutması, iffetini koruması ve kocasına itaat etmesi durumunda cennete…Cevarih — El, ayak gibi bedenin hareket eden azaları, organlar.Cevher — Boşlukta yer kaplayan, bölünemeyen en küçük yapı taşı.Cevher ve Araz — Kelamda varlığın temel yapı taşları; cevher tözü/özü, araz ise ona bağlı olan nitelikleri (renk, koku vb.) temsil eder.Cihad ve Şehitlik — Çoluk çocuğunun nafakasını helalinden kazanmak için çabalayan kimse, Allah yolunda cihad edenler veya şehitler…Cihadın Fonksiyonu — Para kazanmak, mermi ve teknoloji üretmek anlamına geldiği için cihadın en önemli fonksiyonlarından biridir.Cihatla Eşdeğerlik — Helal rızık peşinde koşan kimse, Allah yolunda cihat edenlerle veya şehitlerle aynı derecede kabul edilebilir. Ancak…Cilalanma — Kalbin manevi kirlerden arınarak ilahi hakikatleri yansıtabilecek saflığa ulaşması.Cins — Asıl yasak temel gıda maddeleri (buğday vb.) üzerinedir. Ancak günümüzde bu kapsam genişlemiştir. İnsan hayatının…Cinsi Latif — Kadınlar için kullanılan, nazik ve zarif cins anlamındaki tabir.Coğrafi Etki — Medine (Merkez) ile Irak gibi daha kozmopolit ve şehirleşmiş bölgelerdeki toplumsal ihtiyaçlar farklıdır. (Örnek: Ehli…Câh — İnsanların kalplerinde taht kurma, onlara hükmetme ve onların tazimini (saygısını) kazanma arzusudur. Mal sevgisinden…Cömertlik ve Kur'an — Ramazan boyunca hayır işlerini artırmak ve Kur'an-ı Kerim okumak.Cünne — Kalkan, korunma zırhı. Hadislerde orucun günahlara ve cehennem ateşine karşı koruyucu özelliğini ifade eder.Dahilerin Durumu — Dünyayı değiştiren büyük şahsiyetlerin çoğu, standart dışı hayatları olan ve genellikle "yetim" (normal akışın dışında…Dalal — Sapma, doğru yoldan ayrılma; entelektüel ve ruhsal kafa karışıklığı.Davranış Bütünlüğü — İnsanın tüm hareketleri tek bir kumanda merkezinden (bilinç) yönetilir. Dolayısıyla, bir sünnete (örneğin dizini…Def — Düğünlerde eğlence amacıyla kullanılan, İslam'da meşru görülen vurmalı çalgı.Dena — Aşağı, alçak, adi anlamına gelen ve "dünya" kelimesinin kökenini oluşturan sözcük.Deyyus — Eşinin veya ailesinin iffetsizliğine karşı duyarsız kalan, kıskançlık hissini kaybetmiş erkek (Metinde eleştirilen bir…Dikotomi — Kainattaki ve toplumsal yapıdaki ikili yapı; her şeyin çift yaratılmış olması gerçeği.Diktomi — İki zıt kutup arasındaki ayrım. Metinde maddi-manevi veya beden-ruh arasındaki net ayrımı ifade etmek için kullanılır.Dilin Sıdkı — Haber verilen bir şeyin gerçeğe uygun olması.Din Teşvikçisi — Melekler tarafından desteklenen, hidayet ve akıl yoluyla doğruya yönelten güç.Dinamizm — Akarsu sürekli yenilenir. Namaz da insanı her gün beş defa manevi kirlerinden (günah, gaflet, unutma) arındırır.Dindarlık ve İstikamet — Fasık (günahta ısrar eden) ve tek amacı dünya olan kişilerden uzak durulmalıdır.Dinin Direği — Namaz, dinin direği ve yakînin ipidir. İbadetlerin başı ve en âlâsıdır.Dinin İkmali — Maide Suresi'nin "Bugün sizin dininizi tamamladım" ayetinin hac sırasında nazil olması, haccın "işin nihayeti" ve "son…Dinin Özü Olarak Zikir — Zikir, dinin ta kendisidir. İnsanın yeryüzü macerasındaki en temel görevi Allah’ı hatırlamak ve tefekkür etmektir.Dinleten — Şehvet uyandırabilecek kadınlar veya tüysüz gençlerin icrası.Dinleyen — Kalbinde sadece beşerî şehvetler bulunan ve semâyı bu arzularını alevlendirmek için kullanan gençler.Dinî — Hac, cihad, sadaka, mürüvvet (ziyafet/hediye), namusu korumak, ibadet için vakit kazanmak (hizmetçi çalıştırmak).Dinî Mertebelerde Sıdk — Korku, ümit, sevgi ve tevekkül gibi makamların hakikatine ermek.Diğergamlık — Başkasının gamıyla gamlanmak, başkası için yaşamak. İslam'ın özü olarak tanımlanmıştır.Diş Kirası — Ev sahibinin misafire yemekten sonra verdiği hediyeyi temsil eden geleneksel bir ifade.Duâ — Kalbin Allah ile hazır bulunmasıdır; ibadetin iliğidir.Dönüştürücü Güç — Hakiki inanç, insanın hayatını "allak bullak eden" ve onu dünyevi kalıpların dışına çıkaran bir dirence dönüştürür. İlk…Dördüncü Derece — Kendi varlığından ve hallerinden fani olup sadece "Meşhud" (Allah) ile meşgul olan arifler.Dünya Tarihi Tasavvuru — Müslüman tarihçiler, Hz. Adem'den başlayarak evrensel bir tarih şuuru geliştirmiş ve bilinen tüm insanlık tarihini…Dünya ve Din Dengesi — Dünyayı dünya için değil, din için edinmek.Dünya âlimi — İlmi dünya, câh veya tartışma için kullanan; ahiret âliminin karşıtı.Dünyaya Dalanlar — Ölümü hiç hatırlamazlar, hatırladıklarında ise ellerinden kaçırdıkları dünya için üzülürler. Bu durum onları Allah'tan…Dünyevi ve Uhrevi Fayda — Kişiye dininde veya dünyasında bir şeyler öğreten ya da ondan bir şeyler öğrenen biri olması.Dünyevileşme — Bir âlimin veya bireyin ahiret odaklı yaşamak yerine tamamen dünyevi haz, şöhret ve mal mülk peşine düşmesi.Dünyâ — Ölümden önce gerçekleşen her türlü nasip, gaye, şehvet ve lezzettir. "Dünuv" (yakınlık) kökünden gelir; yani insana…Ebedi Saadet — Allah ile mülaki olmanın önündeki en büyük engel şehvetlere tabi olmaktır. Tevbe, bu uzaklaştırıcı yoldan geri dönüştür.Efal ve Sıfat — Allah'ın fiilleri (yaratma, rızık verme vb.) ve nitelikleri. Kaynağa göre tüm ilimler bunların yansımasıdır.Ehl-i Hadis — Hüküm verirken nasslara (hadis ve ayetlere) sıkı sıkıya bağlı kalan ekol (Özellikle Medine bölgesi).Ehl-i Rey — Dini meselelerde akıl, kıyas ve içtihada daha fazla yer veren ekol (Özellikle Irak bölgesi).Emanet Bilinci — Hayat bize emanettir; ona ne ihanet edilmeli ne de o bütünüyle sahiplenilmelidir (temellük edilmemelidir).Emanet Olarak Beden — Beden, insana karşılıksız verilmiş bir emanettir. İnsanın yönetmekle sorumlu olduğu ilk ve en önemli şey kendi…En Büyük Şefaatçi — Allah nezdinde mertebesi en yüksek olan şefaatçidir.En Faziletli İbadet — Allah'ın Kitabı'nı okumak hariç, dille yapılan ibadetler arasında en faziletlisi Allah'ın zikri ve O'na halis dualarla…Erkekliğin Aşınması — Erkeğin yetkisini kaybetmesi ve "sünepeleşmesi" (örneğin halı saha için eşinden izin alması), aile yapısını bozan…Esbab-ı Tuğyan — Azgınlık ve sapma sebepleri; metinde ilmin bazen kişinin fıtratını bozma riskine atıf yapar.Esfiya — Safiyete ermiş, seçilmiş, günahlardan arınmış veli kullar.Eshâbu'l Yemîn — Allah'ı görür gibi Kur'ân okuyan, müşahede makamındaki salih kullar.Esnan — Eski dönemlerde sabun yerine kullanılan köpüklü bitki.Evrad ve Ezkar — Belirli zikirlerin (tesbihat) sürekli tekrar edilmesi, insan ruhunu eğiterek belirli bir kıvama getirir.Evrad-ı Ezkar — Belirli bir düzen ve sayı içinde düzenli olarak okunan zikirler ve dualar.Ezan Duası — Hz. Peygamber'in şefaatine ve Makam-ı Mahmud'a ulaşmaya vesile olan özel dua.Ezan Okumak — Kıyamet günü miskten bir tepe üzerinde hesap korkusu ve kederi olmadan bulunmak.Eziyet — Karşı tarafı fakirliğinden dolayı küçümsemek veya incitmek.Eşitlik Yanılgısı — Kadınların "özgürleşme" adı altında sabahın erken saatlerinde toplu taşıma araçlarında perişan edilmesi, fıtrata aykırı…Fakr — Muhtaçlık / kalbî ihtiyaç hâli.Farz — Kişinin harama (zinaya) düşme tehlikesi varsa, evlenmesi namaz gibi farz kabul edilir.Farz-ı ayn — Herkese bizzat gerekli farz / asgari ilim.Farz-ı kifaye — Toplumda bir kesimin üstlenmesiyle düşen farz.Fazilet Farkı — Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınandan 27 (veya 25) kat daha sevaptır. Tek başına kılınan namaz teknik olarak…Fazileti — Müslümanların "en hayırlı ümmet" olarak nitelendirilmesinin sebebi bu vazifeyi ifa etmeleridir.Felsefe ve Kelâm — Gazzâlî felsefeyi yasaklamamış, aksine felsefi yöntemleri kelâmın içine taşıyarak İslam dünyasında yaygınlaşmasına…Fena fi'n-nefs — Kişinin kendi benliğinden ve hallerinden geçip tamamen ilahi müşahedede kaybolması.Fenâ fi't-tevhîd — Tevhid içinde erimek; varlıkta Allah'tan başkasını görmeyecek derecede O'nun varlığında kaybolmak.Feraiz — Allah'ın kesin emirleri, yerine getirilmesi zorunlu ibadetler.Fesâhat — Sözün düzgün, açık ve akıcı olması; dildeki kusurlardan arınmış olma durumu.Fetihler ve Kültürel Etkileşim — Yeni fethedilen bölgelerdeki kadim kültürler, beraberinde farklı soruları ve itirazları getirmiştir. Siyasi olarak…Fidye — Sağlık veya yaşlılık gibi nedenlerle oruç tutamayanların, tutamadıkları her gün için verdikleri maddi karşılık.Fiil — Pişmanlığın sonucu olarak; mevcut günahı terk etmek, gelecekte yapmamaya azmetmek ve geçmişteki hataları telafi etmeye…Filozoflar — Mantık ve Burhan (kesin kanıt) yöntemine dayalı bilimsel araştırma yaparlar.Fitne — Fitne / bozgun.Fiziksel Nimetler — El yıkamak, göz kapaklarındaki en küçük kasların çalışması veya nefes alabilmek gibi rutin görünen eylemler aslında…Fâsid Kıyas — Yanlış öncüllere dayanan, saptırıcı mantık yürütme.Fâsık — Dinin emirlerine uymayan, günah işlemeyi alışkanlık haline getirmiş kimse.Fıkhi Boyut — Bir kimse uykuda veya karşısında muhatap yokken birine teşekkür edeceğine yemin etse, bu yemin hukuken geçerli…Fısk-ı Fücur — Günahkarlık, haktan sapma, ahlaki bozulma.Fıtrat — İnsanın yaratılışındaki asli meyil; tevhid ve temiz kalp üzerine kuruludur.Fıtrat-ı Selim — Bozulmamış, asil ve doğru yaratılış özü.Fıtrata Uygunluk — İnsan doğanın bir parçasıdır. Sabah namazı vaktinde kalkmak, saatin 7'sine değil, güneşin hareketlerine uyum…Fıtratla İlişkisi — Güzel ahlâk fıtratta mevcuttur; peygamberler onu sıfırdan inşa etmez, mevcut olanı tamamlar ve uygularlar.Fıtratla Uyumu — İnsan fıtratı mekan değişikliğine, bir yerleri ziyaret etmeye ve hareket etmeye aşinadır. Din, insanda zaten var olan…Gaflet — Allah'ı anmaktan uzak olma, dikkatsizlik ve manevi uyuşukluk hali.Gamus Yemini — Bile bile yalan yere yapılan ve insanı günaha batıran yemin.Garaibü'l-Kur'an — Kur'an'ın kendine has, alışılagelmişin dışındaki dil özelliklerini ve nadir kelimelerini inceleyen ilim dalı.Gazab — Öfke.Gerçek Dinî Bilgi — Kişinin karakterini dönüştüren "muamele" ve "mükâşefe" bilgileridir.Gizli Münasebet — Seven ile sevilen arasındaki ruhî uygunluk ve benzerliktir.Gizli Şirk — Karanlık gecede siyah taşın üzerindeki siyah karıncanın izinden daha gizli olan riya türü.Gizlilik — Oruç bir "eylem" değil, bir "terk etme" ve "tutma" halidir. Namaz veya zekat gibi dışarıdan gözlemlenemez; bu yüzden…Gururun Tanımı — Nefsin hevasına (arzularına) uygun düşen, şeytandan gelen bir şüphe ve kandırma neticesinde kişinin kendisini veya…Gurûr — Sebeplerine sarılmadan, sadece boş bir hayale dayanarak Allah'tan mağfiret bekleme yanılgısı.Günah — Günah / isyan.Günahlara Kefaret — Beş vakit namaz, büyük günahlardan sakınıldığı takdirde, aradaki küçük günahları silen gür ve tatlı bir nehre…Güzel Geçinim ve Sabır — Eşlerin birbirine merhamet etmesi ve emanet bilinciyle yaklaşmasıdır. Özellikle erkeğin, kadından gelecek eziyetlere…Güzel Ses — Kur'ân'ı sesle süslemek ve ahenkli okumak sünnettir.Güzellik-Dindarlık Dengesi — Sırf güzelliği için dindar olmayan birini tercih etmek risklidir. Ancak dindarlığın yanına eklenen güzellik, bir rızık…Güçlü Kadın Mutsuzluğu — Doğası gereği korunmaya muhtaç olan kadının "güçlü" olmaya zorlanmasının onu mutsuz ettiği savunulur.Gıybe — Gıybet.Gıybet ve Sadakat — Gerçek dost, yanında başkasının dedikodusu yapıldığında buna izin vermeyen ve arkadaşının onurunu koruyandır.Hac Ekonomisi — Haccın hikmetlerinden biri de Müslümanlar arasında bir ticaret paktı oluşturarak küresel bir iktisadi kuvvet kurmaktır.Hacc — Hac ibadeti.Hacerü’l-Esved — Kâbe’deki Siyah Taş; tavafta istilâm edilir.Hades — Abdest veya gusül gerektiren hükmî kirlilik hali.Hak — Hak / doğru.Hakiki İlimler — Bu disiplinler nesnelerin mahiyetini (hakikatini) inceler. Nesnenin hakikati (örneğin bir bitkinin biyolojik yapısı)…Hakiki Kemâl — Ölümden sonra da baki kalan ilim (marifetullah) ve nefsi şehvetlerin esaretinden kurtaran hürriyettir.Halil İbrahim Sofrası — Bolluk, bereket ve misafirsiz yemek yememe geleneğini ifade eden tabir.Haller — Marifetin doğurduğu içsel vaziyetler.Haller Bilgisi — Erken dönemde "Zahitler" (Nüshak) tarafından geliştirilen bu alan, ibadetler ile marifetullah (Allah bilgisi)…Halvet — Yalnızlık / içe çekilme.Haram Olan Durum — Bu isteğin dile dökülmesi veya fiile dökülerek zulme dönüşmesi.Haremeyn — Mekke ve Medine’deki kutsal bölgelerin tamamına verilen isim.Harâm — Evliliğin; akli denge veya biyolojik sorunlar nedeniyle karşı tarafı mağdur edeceği kesinse, bu durumda evlenmek haram…Hased — Haset.Havasın Orucu — Özel ve salih insanların orucudur. Bu seviyede sadece mide değil, tüm azalar (göz, kulak, dil vb.) günah ve malayani…Havf — Gelecekte beklenen mekruh (istenmeyen) bir durumdan ötürü kalpte hâsıl olan elem ve yanma.Haya — Kendi kusurlarını ve eksikliklerini bilerek Allah'tan utanmak.Hayvan-ı Natık — Mantık ilminde insanın tanımı; "konuşan/düşünen canlı". Metinde insanın en temel özü olarak zikredilir.Hazif — Kur'an belagatında bir kelimenin veya ifadenin, cümlenin akışından anlaşıldığı için gizlenmesi/düşürülmesi.Hazırlık Süreci — Ramazan'a "paldır küldür" girilmemelidir. Kandiller (Regaip, Berat) ve Şaban ayı, bu büyük mevsime hazırlık…Haşimi Olmamak — Haşimi neslinden gelenlere (Seyyidlere) hürmet gereği zekât verilmez. Bu bir cezalandırma değil, peygamber ailesinin…Helâl — Dinen serbest.Hervele — Sa’yde iki yeşil işaret arasında hızlı yürüme / hafif koşma.Hesaba Çekilmeme — Bir Müslümanın arkadaşlarıyla yediği yemekten, sahurda ve iftarda yediği bol yemekten dolayı hesaba çekilmeyeceği…Hesap ve Diriliş Boyutu — Her amelin bir bedeli olduğu, ölümün bir yok oluş değil, boyut değiştirme olduğu ve sonsuz bir âleme intikal edileceği…Hevâ-i Nefis Teşvikçisi — Şeytanlar tarafından desteklenen, şehvet ve gazap yoluyla geçici lezzetlere yönelten güç.Hevâ-i Nefs — Nefsin akıl ve şeriat dışı arzuları, şahsi istekler.Heybet — Allah'ın kudretinden kaynaklanan, saygı dolu bir korku hissetmek.Hicret — Dini, ilmi veya iktisadi sebeplerle bir mekândan başka bir mekâna göç etmek.Hikmet — "Susmak hikmettir, susan ise pek azdır."Hilim — Ne yaptığını bilmek, ölçülü olmak ve yumuşak huyluluk. Cahilliğin zıttı olarak, davranışlarının bilincinde olma halidir.Hilm — Yumuşaklık / öfkeyi yenme.Hiziplere Bölme — Sahabenin geleneğine uyarak Kur'ân'ı yedi bölüme (hizbe) ayırarak okumak.Hristiyanlık — Bedensel olanı reddeden, dünyadan kopuk bir ruh dinidir.Hubb-u Cah — Makam, mevkii, şöhret ve insanlar nezdinde itibar sahibi olma tutkusu.Hubbu Cah — Şöhret, makam ve mevki arzusu; ilim yolundaki en büyük manevi engellerden biri.Hudûr — Kalp huzuru.Hukûk — Haklar ve sorumluluklar.Hurmet — Saygı / dokunulmazlık.Hususül Husus — Daha da özel insanların (peygamberler ve sıddıklar) orucudur. Bu mertebe Allah ile kul arasında bir sır olup belirli…Huşû — Allah’ın azameti karşısında duyulan korku ile karışık derin saygı; namazın ruhu.Hâdis — Sonradan meydana gelen, varlığının bir başlangıcı olan her şey.Hâkin / Hâkib — Küçük veya büyük abdesti sıkışmış halde namaz kılan kişi (Kerahet sebebidir).Hâl — Bilgi neticesinde kalpte meydana gelen elemdir. Sevdiği şeyin (Allah'ın rızası) elden gitmesinden duyulan üzüntüye…Hâlise — İçerisine başka hiçbir niyetin karışmadığı, sadece Allah rızası için yapılan niyet.Hâtemü'l-Enbiya — Peygamberlerin sonuncusu, nübüvvet zincirinin son halkası.Hür ve Müslüman Olmak — Zekât alacak kişinin özgür olması ve İslam dinine mensup olması temel şarttır. Kafire zekât verilmez.Hüsn-i Hatime Talebi — Hacıların en büyük talebi olan "Hüsn-i Hatime" (son nefeste imanla gitmek), şeytanı en çok üzen ve planlarını boşa…Hüsn-i hulk — Güzel ahlak.Hüsn-i Huluk — Yanında edepsizliğin yapılamayacağı, kişiyi yanlıştan geri tutan ahlaki bir olgunluk.Hüsn-i hâtime — Ölümü iman ve sâlih hâl üzere karşılamak; güzel son.Hüsn-i Zan — Allah hakkında güzel düşüncelere sahip olmak; özellikle ölüm anında Allah'ın rahmetine güvenmek.Hüsn-ü Niyet — İyi ve halis niyet; bir işi sadece Allah rızası ve meşru amaçlar için yapma iradesi.Hıkd — Kin.Hırs — Aşırı düşkünlük.Issızda Namaz — Çıplak bir arazide ezan ve kametle namaz kılanın arkasında meleklerin saf tutması.İbadet Olarak Ticaret — İslam'da siyaset, ibadet ve ticaret iç içedir. Çarşı da bir nevi ibadethanedir. Bir Müslümanın dürüst bir niyetle rızık…İbadet ve Dua — Helal lokma, duaların kabulü için bir ön şarttır. Haramla beslenen bir bedenin duası ve ibadetleri (farz ve nafileler)…İbadet ve Enerji İlişkisi — Salih amel işleyebilmek için sağlıklı bir bedene, sağlıklı bir beden için ise doğru beslenmeye ihtiyaç vardır. Bu…İbadet Yoğunluğu — Dünyevi arzulardan uzaklaşıp ibadete odaklanmak.İbadetin Özü — Dua, ibadetin iliği ve özüdür. Eğer bir ibadet dua havasından ve ruhundan yoksunsa, sadece bir "kabuk" olarak kalır…İbadetlerin Reddi — İçinde haramdan gelen bir dirhemin dahi bulunduğu on dirhemlik bir elbiseyle kılınan namazın kabul edilmeyeceği rivayet…İbahilik — Helal ve haram sınırlarını gözetmemek, her şeyi mübah saymak.İbahiye — Hiçbir kural ve sınırı tanımayan, her şeyi mübah gören anlayış/mezhep.İbret — Düşünceden çıkan ders.İbâdât — Namaz, zekât, hac gibi temel kulluk vazifelerinin gizli manaları ve sırları.İddet — Bir kadının eşinin vefatı veya boşanma sonrası yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre (Vefat durumunda…İdlâl — Ucb'un bir ileri aşamasıdır. Kişi, yaptığı amellerden dolayı Allah katında bir hak sahibi olduğunu ve duasının…İfrat — Öfkenin akıl ve din sınırlarını aşması, kişinin kontrolünü kaybetmesi.İfrat ve Tefritten Kaçınma — Her şeyi terk etmemekle birlikte dünyanın her şeyini de istememek.İftar — Akşam vakti girince iftarı açmakta acele etmek (aczini kabul göstergesidir).İftitah Tekbiri — Namaza başlarken alınan, dünyevi her şeyi arkada bırakan ilk tekbir.İhlâs — Bir işi sadece Allah rızası için, saf haliyle yapmaktır.İhrâm — İnsanın tüm sosyal statülerinden (ev, araba, makam) ve hatta kıyafetinden soyutlandığı, Allah'ın huzurunda herkesin…İhsan — Ticarette hakkından fazlasını vermek veya alacağından azına razı olmak gibi iyilik mertebesi.İhtikâr — Pahalılık beklentisiyle gıda maddelerini stoklayıp piyasaya sürmemek (Karaborsacılık).İhtilaflı Durum — Kalben hased edip bundan nefret etmemek, ancak azalarıyla da buna göre hareket etmemek.İhtisar — Namazda elleri böğre koymak (Yasaklanmıştır).İhya — Canlandırma, diriltme; Gazzâlî bağlamında dini ilimlerin özünü ve amacını yeniden tesis etme.İki El Benzetmesi — Hz. Peygamber’in (sav) ifadesiyle mümin, mümin için iki el gibidir; tek el kendini tam yıkayamazken, iki el birbirini…İkinci Derece — Duyduklarını beşerî aşk ve şehvetlere yoranlar (haram/mekruh kabul edilir).İlahi İkram — Kişinin yanlışa yöneldiğinde onu uyaran ve geri durduran bir arkadaşa sahip olması, Allah'ın büyük bir ikramıdır.İlahi Kongre — Müslümanların yılda bir kez bir araya gelerek geçmiş yılın "Z raporunu" çıkardığı ve gelecek dönemin planlarını yaptığı…İlahi Vaat — Allah, her yıl bu Beyt’i 600.000 insanın hac etmesini takdir etmiştir. Eğer sayı eksik kalırsa, melekler bu rakamı…İletişim İhtiyacı — İletişim, bazen sadece ihtiyaç miktarı (iş gereği vb.), bazen de derin bir gönül bağı ve dostluk şeklinde tezahür eder.İlim — Günahların kul ile Rabbi arasında bir perde olduğunu ve ruh için helak edici bir zehir taşıdığını bilmektir. Bu, imanın…İlim vs. Marifet — İlim zihinsel bir performansa dayalıyken, marifet bu sürece gönlün ve sezginin de eşlik ettiği bir bilme türüdür…İlimle İlişkisi — İlim neyi kapsarsa dil onu açığa vurur. Diğer organların (göz, kulak, el) belirli sınırları varken, dilin sahasının…İlişkisel Doğum — İnsan, ilişkilerle doğan ve ilişki kurmadan yaşayamayan bir varlıktır. İlk temas anne karnında başlar ve yaşam boyu…İlmi Hal — Sadece ibadetler için değil, ticaret ve meslek ahlâkı için de geçerli olan "işin kuralını ve fıkhını bilme" durumu.İlmi ve Fikri Eleştiri — Metne göre Gazali, Türklerin ilim ve fikir meselelerinden pek anlamadığını, düşüncenin onların işi olmadığını iddia…İlmihal — Bir Müslüman’ın içinde bulunduğu duruma (namaz, oruç vb.) dair bilmesi gereken temel fıkhi bilgiler.İlmullah’tan Farkı — Marifet, sadece akıl ve mantık yoluyla ulaşılan rasyonel veya matematiksel bir bilgi (ilmullah) değildir. Kalbin…İlmü’n-nâfi — Faydalı ilim; kalbe ve amele yarayan bilgi.İlzam — Tartışmada karşı tarafı kendi iddialarıyla bağlayarak susturmak.İmamlık Yapmak — İnsanların razı olduğu bir şekilde Allah rızası için namaz kıldırmanın büyük mükafatı.İmna — Avlanan hayvanın yaralandıktan sonra bir süre gözden kaybolup ölmesi.İnanç Senfonisi — Müşriklerin inancı tek tip değildir; içinde farklı felsefi ve ahlaki unsurlar barındırır.İnfâk — Allah rızası için maldan harcama yapma; tüccarın kazancını toplumla paylaşması.İnkıraz — Çöküş, zayıflama veya bir şeyin asli işlevini yitirerek bozulmaya yüz tutması.İnlemek — Şeytanın hastalıktaki payı olarak nitelendirilmiştir. Meleklerin, Allah'a hamdeden hasta için dua, şikayet eden için…İnsan Fiillerinin Tasnifi — İnsanın iradesiyle gerçekleştirdiği tüm eylemler (alışveriş, ibadet, suç, ceza vb.) tanımlanmış ve hukuki hükümlere…İnsan Odaklılık — Gazali’nin temel gündemi insandır. İnsan; zaafları, kusurları ve meziyetleriyle her çağda aynı kaldığı için Gazali’nin…İnsan Olma Düsturu — Gerçek manada insan olmak, Kur'an'ın prensipleriyle tanışmak ve bu "insan olma sözleşmesini" imzalamakla başlar.İnsan Zaafı — İnsanoğlunun lüks, şöhret ve mala olan düşkünlüğü 900 yıl geçse de değişmemiştir. Âlim, bu ortak zaaflardan uzak…İnsanın Tabiatı — İnsan çamurunda hem meleklik hem de şeytanlık tohumları vardır. Günahtan tamamen ari olmak meleklere, günahta ısrar…İnşirah — Kalp ferahlığı, huzur ve manevi genişlik.İrade — Kalbin, hedefine uygun bulduğu şeye yönelmesi.İrade ve Hareket — Harama bulaşmış bir beden, iyiliğe yönelme iradesini kendinde bulamaz. Vücudun "yakıtı" olan mideye haram girdiğinde, o…İrade ve İman İlişkisi — Bir şeyi yapamamak, ruhun o şeye odaklanamaması ve tam anlamıyla inanmaması demektir.İrtidat — Müslüman bir kişinin dinini terk etmesi durumu.İrşat — Doğru yolu gösterme, uyarma ve aydınlatma görevi.İslam — Her ikisini uzlaştırır. Örneğin abdestte amaç kalbi arındırmak (tezkiye) olsa da, bu manevi temizlik beden üzerine su…İslam'ın Dengesi — İslam, Hristiyanlık (dünyadan el çekme/zühd adına kirlilik) ve Yahudilik arasındaki dengeyi temsil eder. Dünya ve…İstibrâ — Küçük abdestten sonra idrar yolunda sızıntı kalmaması için yapılan arınma hareketi.İstidame — Okumaya devam ederek sözleşmeyi sürdürmek.İstidlal — Kanıtlardan yola çıkarak bir sonuç çıkarma, akıl yürütme yöntemi.İstiftah Duası — Namaza başlarken okunan (Sübhâneke veya Veccehtü gibi) açılış duası.İstighfar — Allah'tan bağışlanma dilemek; geçmişi silme amacı taşıyan eylem.İstihkâk — Hak etme; Allah'ın kemal sıfatları nedeniyle tek başına sevgiye layık olması durumu.İstikbali Kıble — Namazda Kabe'ye yönelmek; mekanın müslümanlaştırılması ve merkezlenmesi.İstikra — Tikellerden (parçalardan) yola çıkarak tümele (genel hükme) varma yöntemi; tümevarım.İstinbat — Derin bir kavrayışla, lafzın içinde ilk bakışta görünmeyen gizli hükümleri ve anlamları söküp çıkarma işlemi.İstinca — Tuvalet sonrası taş veya su ile temizlenme işlemi.İstivâ — Allah'ın arş üzerindeki hâkimiyeti ve kudretiyle onu kuşatması (keyfiyeti meçhuldür).İstiâze — Kur'ân okumaya başlarken "Eûzü..." çekerek şeytanın şerrinden Allah'a sığınmak.İstiâze ve Dua — Okumaya şeytandan Allah'a sığınarak başlamak ve hatim dualarını ihmal etmemek.İstiğfâr — Allah’tan mağfiret dilemek; tevbenin dil ve kalp boyutu.İstiğna — Kimseye ihtiyaç duymama hali; metinde insanların eline bakmamak anlamında olumlu, Allah'a karşı ise (dua etmemek…İtikâf — Mescidde ibadet niyetiyle kalmak; özellikle Ramazan’ın son on günü.İttihar — Mal biriktirmek (Metinde tevekküle aykırı görülen biriktirme eylemi).İçtinap — Günahtan veya haramdan kaçınma, sakınma.İçtinap Etmek — Sakınmak, uzak durmak (özellikle günah ve haramdan).İşari Tefsir — Tasavvuf ehlinin Kur'an'daki işaretlerden yola çıkarak yaptığı batıni ve manevi yorumlar.İ‘tidâl — Her konuda aşırılıktan kaçınma, denge durumu.Kabr — Kabir / berzah.Kadîm — Varlığının başlangıcı olmayan, ezelî olan.Kadının Sorumlulukları — Kadının asli sorumlulukları arasında eşine itaat (şeri sınırlar dahilinde), iffetini koruma ve eşinin malını israf…Kainat — Allah'ın halk (yaratma) sıfatının madde kalıbında ifade edilmiş bir tefsiridir.Kalbin Aynası — İnsanın kalbi doğru olmadıkça imanı, dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz.Kalbin Cilalanması — İlahi ilhamların kalbe yansıyabilmesi için kalbin dünyevi kirlerden arındırılması ve parlatılması gerekir.Kalp — Göğsün solunda bulunan, çam kozalağı şeklindeki et parçası. Hayvanlarda ve ölülerde de bulunur.Kalp Huzuru — Kalbin okunan Kur'an ve yapılan hareket dışındaki her şeyden boşalması.Kalp Para — İçeriğinde değerli maden (altın/gümüş) bulunmayan veya düşük ayarlı olan sahte/hileli para.Kalp ve Organ İlişkisi — Kalbin hali ile vücut organları arasında interaktif bir ilişki vardır. Kalp davranışları belirlediği gibi…Kalplerde ve Mushaflarda Okunma — Kur'an'ın ezberlenmesi ve ders (dirase) olarak sürdürülmesi.Kalplerin Cilası — Paslanan kalplerin temizlenmesi için ölümü hatırlamakla birlikte en etkili yoldur.Kapsamı — Sadece haramı değil, helal olma ihtimali şüpheli olan durumları da terk etmektir.Kapsayıcılık — İbn Abbâs'ın tefsirine göre zikir; gece-gündüz, karada-denizde, zenginlikte-fakirlikte, hastalıkta ve sağlıkta, yani…Karakter Bütünlüğü — Gerçek dostluk, iki kişinin kendi ayakları üzerinde durabildiği bir şahsiyete sahip olmasıyla mümkündür. Dostluk…Karşılık Yasası — İnsanoğlu için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Gayret eden, eninde sonunda karşılığını görür.Karşılıklılık İlkesi — Bakara Suresi 152. ayette belirtildiği üzere, kulun Allah'ı anması, Allah'ın da kulu mağfiretiyle anmasına vesile olur.Kasr-ı emel — Dünya ümidini kısaltmak; ölümü hatırlayarak uzun emelleri kesmek.Kasti Meniden Sakınmak — İhtilam (uyku hali) hariç, kasti yollarla boşalmaktan sakınmak.Kavam — Erkeğin aileyi çekip çevirme, koruma ve yönetme sorumluluğu/sıfatı.Kavvam — Erkeğin aile içindeki koruyucu, yönetici ve güçlü olma sıfatı.Kavvam Kavramı — Sorumluluğun tamamı erkekte olduğu için yetkinin de erkekte olması gerektiği savunulur. Erkeğin evin geçimi, faturalar…Keffâret — Bozulan oruç veya yemin gibi durumlarda istenen telafi / kefaret.Kehanet — Gelecekten haber verme iddiası (Metinde haram bir kazanç yolu olarak zikredilmiştir).Kelamcılar — İstidlal (akıl yürütme) ve savunma odaklı bir yöntem kullanırlar.Kelâm — İtikadî tartışma ilmi; herkese farz değildir.Kelâmın Aslını Anlamak — Okunanın beşer sözü değil, Yaratıcı'nın kelâmı olduğunu idrak etmek.Kesb — Kazanı / geçim.Kevni Ayet — Kainatta Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden doğa olayları ve yaratılış mucizeleri.Kibr — Kişinin kendisini, başka birinden üstün görmesi ve başkasını hakir saymasıdır. Kibir, her zaman bir başkasının…Kibrin Tasfiyesi — Secde eylemi, insanın içindeki azgınlığın temelinde yatan kibri kırmak için bedenin iki büklüm yapılmasıdır. Fiziksel…Kitaben Mevkute — Belirli vakitlere bağlanmış, vakti tayin edilmiş farz.Kizb — Yalan.Koca Karı İmanı — Hiçbir şüphe duymadan, gönülden bağlılık ifade eden bu iman türü, çoğu zaman en yüksek mertebe olarak nitelendirilir.Kudret — İrade edilen şeyi gerçekleştirmek için azaların harekete geçirilmesi.Kulluk Göstergesi — İnsanın Allah’tan bir şey istemesi, kendi acziyetini ve Allah’ın mutlak gücünü kabul etmesidir. Toplumsal hiyerarşide…Kunût — Özellikle sabah namazında rükûdan sonra ayakta yapılan dua.Kur'an — Allah'ın kelam sıfatının dil kalıplarında ifade edilmiş bir şerhidir.Kur'ân ile Te'dib — Hazret-i Âişe'nin ifadesiyle "Onun ahlâkı Kur'ân'dı." Allah, Kur'ân ayetleriyle (bağışlama, adalet, sabır, ihsan)…Kurban İlişkisi — Kurban, haccın bir parçasıdır. Mekân (Mekke) sınırları dışında kesilen kurban, o yıl hacca gidemeyenlerin ilahi…Kurbiyet ve Takva — Gerçek ilim, insanın Allah'a olan inancını ve yakınlığını (kurbiyet) artıran ilimdir. Bilgiye mutlaka "takva" (Allah…Kurr-atü'l Ayn — Göz aydınlığı; bakıldığında huzur ve mutluluk veren (eş veya evlat).Kurtuluş Şartı — Kur’an-ı Kerim’de "kurtuluşa erenler" bu vazifeyi bilfiil yapanlar olarak tanımlanmıştır.Kurtuluşun Anahtarı — Saadetin anahtarı uyanıklık ve sezgi (basiret); felaketin kaynağı ise gurur ve gaflettir.Kurtuluşun Yolu — Allah'ı bilerek ruhu teslim etmekten geçer.Kâbe'nin Yalınlığı — Kâbe, mimari ihtişamdan uzak, dört duvardan ibaret en yalın yapıdır. Buradaki amaç yapının kendisi değil, Müslümanları…Kâbe’nin Şefaati — Kâbe, kıyamet günü bir gelin gibi süslenir. Ona hac edenler eteklerine tutunur ve Kâbe cennete yürürken onları da…Kâmil İnsan — Eksiklerini tamamlamış, olgunluğa erişmiş insan.Kölelik Tanımı — Kanunen mülk edinmesi engellenmeyen ancak kazancıyla sadece karnını doyurup barınabilen, sermaye biriktiremeyen kişi…Kötülenen Dünya — Sadece geçici lezzet veren, ahirete faydası olmayan günahlar ve ihtiyaç fazlası mübahlar (aşırı lüks, kibir, gösteriş).Külleteyn — Suyun necis olup olmayacağını belirleyen hacim ölçüsü (yaklaşık 500 batman).Küçük Cisim, Büyük Etki — Dilin kendisi küçüktür fakat itaati (iman şehadeti) veya isyanı (küfür) sonuçları bakımından büyüktür.Kıraat — Namazda Kur'an ayetlerinin tane tane ve manası düşünülerek okunması.Kıyafet ve Setri Avret — Namazda sadece asgari örtünme yeterli görülmemelidir. Cübbe giymek veya takke takmak gibi hazırlıklar, ibadete estetik…Kıyamet Şahitliği — Müezzinin sesini işiten her şey (cinler, insanlar ve nesneler) kıyamet gününde onun lehine şahitlik eder.Lahin — Nağme, ezgi; seslerin belirli bir düzen ve vezinle icra edilmesi.Lehv — Kişiyi ciddi işlerden ve Allah'ın zikrinden alıkoyan boş eğlence.Li-Zikri — "Beni hatırlamak için"; namazın Allah'ı hatırlatma ve hatırda tutma misyonu.Libido — Yaşam sevinci ve yaşama azmi; rutin ve hareketsizlikle azalan enerji.Lisan-ı Hal — Bir şeyin sözle değil, durumuyla, görünüşüyle bir şeyler anlatması (örneğin mezarların sessizliğiyle verdiği mesaj).Lisân — Dil.Mabet — Sadece ibadet için ayrılmış, hayatın diğer alanlarından yalıtılmış kutsal mekân.Maddi Bağımsızlık — Bir Müslümanın ailesini geçindirmesi ve başkasına yük olmaması farz olarak nitelendirilir.Mahabbe — Tabiatın, idrakinde lezzet duyduğu şeye meylidir.Maiyeti İlahiye — Allah ile beraber olma hali; sürekli bir farkındalık ve zikir durumu.Maişet — Geçim sağlama yolu; kişinin ailesini geçindirmek için verdiği mücadele.Makam-ı Mahmud — Şefaat makamı; Hz. Peygamber'e vaat edilen en yüksek manevi derece.Makamlarda Sıdk — Korku, ümit ve sevgi gibi manevi hallerin sadece lafta kalmayıp hakikatine ermesi.Mali İstidat — Hacca gidiş-dönüş masraflarına sahip olmak VE bu süre zarfında geride kalan ailenin geçimini (maişetini) garanti altına…Malın Tanımı — İnsanoğlu için içinde geçici lezzet olan her şey dünyadır; mal ise bu dünyanın bir parçasıdır.Malın Varlığı — Saldırganlık ve azgınlığa yol açabilir.Malın Yokluğu — Küfre götürebilecek kadar yakın bir tehlike olan ümitsizliği tetikleyebilir.Manevi Aydınlanma — Kim kırk gün boyunca sadece helal rızık yerse, Allah onun kalbini nurlandırır ve dilinden hikmet pınarları akıtır.Manevi Bakım — Tıpkı araçların bakıma ihtiyaç duyması gibi, insan ruhu da yıllık bir bakıma muhtaçtır. Ramazan, bu arınmanın…Manevi Karşılık — Bir tüccar, fiyatların artmasını bekleyip insanları mağdur etmek yerine malını hemen satarsa, sanki o malın tüm…Manevi Körlük — Şüpheli ve haram şeylerin tüketilmesi kalbi karartır ve kişinin manevi alemleri müşahede etmesini engeller.Marifet — Sevgilinin sıfat ve fiillerini tefekkür etmekle kazanılır.Marifetullah — Allah’ı isim, sıfat ve zatıyla hakiki anlamda tanıma ve kavrama bilgisi.Masiva Kavramı — Allah’ın dışındaki her şeyi ifade eden "Masiva", aslında Allah'ın eserlerinden ibarettir. Zikrin amacı, her hadisenin…Masiyet — Allah'ın emirlerine karşı gelme, günah işleme.Mazoşist/Sadist İlişki — Metinde dostluk sayılmayan; bir tarafın istismar edilmeye razı olduğu, diğerinin ise hükmettiği sağlıksız ilişki biçimi.Ma’rûf — İyilik.Mebrur Hac — Kabul edilmiş (mebrur) bir haccın karşılığı ancak cennettir.Mehir — Evlilik akdi sırasında kadına verilmesi gereken mali değer veya hak.Meknuz — Gömülü, gizli, içinde saklanmış olan. (Örn: İslam'ın özünün ezanda meknuz olması).Mekr-i İlahi — Allah'ın, günahında ısrar edenleri fark ettirmeden adım adım cezaya yaklaştırması (istidraç).Mekân Felsefesi — Hac ve umre ile anlaşılır. Yeryüzünün tamamı bir mescit ve emanettir.Mekârim-i Ahlâk — Peygamberlik vazifesinin temel amaçlarından biri güzel ahlâkı tamamlamaktır.Meleklerin Duası — Misafirin önündeki sofra serili olduğu müddetçe, melekler ev sahibi için rahmet diler ve dua ederler.Melekût — Görünen âlemin ötesindeki gayb / ruhsal âlem; kalbin yöneldiği ufuk.Melâmiyye — İhlası korumak adına, halkın gözündeki mertebesini kasten düşüren, zühdünü gizleyenlerin yolu.Menâsik — Hac ve umrenin fiilleri (tavaf, sa’y, vakfe vb.).Merak ve Hayret — Bilginin ve marifetin kaynağı meraktır. Modern insanın en büyük trajedisi, bir çocuğun topu tekrar tekrar…Merkez Tayini — İnsanın bir hikâye inşa edebilmesi için bir yere dönmesi, yerini bilmesi gerekir. Hac, Müslümanın mekânla irtibatını…Mescit — Secde edilen yer; İslam'da hayatın merkezi olan sosyal, siyasi ve dini alan.Mesk — Dokunulmuş veya etkilenmiş; Resulullah'ın siyasi sisteminin dünya üzerindeki etkisini ifade eder.Meskenet — Namazda Allah'ın huzurunda gösterilen zillet, tevazu ve muhtaçlık hali.Mesur Dua — Kur’an, hadis veya İslam büyüklerinden intikal etmiş, belli kalıpları olan dualar.Mevt — Ölüm.Mezra — Tarla; metinde dünyanın ahiret için ekim yapılan bir tarla olduğu (Dünya ahiretin mezraıdır) vurgulanmıştır.Meşari-i Haram — Hac ibadeti sırasında Allah'ın çokça zikredilmesinin emredildiği kutsal alanlar.Meşru Eğlence ve İlan — Evliliğin zinadan farkı, onun ilan edilmesidir. Def çalmak, neşitler söylemek ve meşru çerçevede eğlenmek fıtri bir…Mide ve Günahlar — Mide, günahların "ana rahmi" olarak nitelendirilir. İnsanoğlunun doldurduğu en şerli kap midedir; çünkü bütün…Mihenk — Bir şeyin değerini ölçmeye yarayan ölçüt; metinde haccın yeryüzündeki merkeziyetini ifade etmek için kullanılmıştır.Mihenk Taşı — Bir şeyin değerini, saflığını veya hakikatini ölçmeye yarayan ölçüt/denek taşı.Mihir — İslam hukukuna göre evlilik sırasında erkeğin kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği ekonomik değer.Mikyas — Ölçü, kıstas. Bir kalbin diğer kalple ölçülebileceği delil.Minnet — Verilen şeyi karşı tarafın başına kakmak ve onu borçlu hissettirmek.Misk Tepesi — Allah rızası için ezan okuyanlar ve Kur'an okuyup imamlık yapanlar, kıyamet günü dehşetten uzak bir şekilde misk…Misvak Kullanımı — Şafii perspektifinde zeval vaktinden (öğle) sonra misvakın terk edilmesi tercih edilir.Mizan — Ahirette amellerin tartıldığı terazi; metinde güzel ahlâkın buradaki ağırlığı vurgulanır.Mizandaki Yeri — Kıyamet günü mizan terazisinde en ağır gelecek şey güzel ahlâktır.Muamele — Kişinin davranışlarını ve ahlakını düzenleyen, karakterini dönüştüren bilgi türü.Muamele İlmi — Bilinmesi ve aynı zamanda amel edilmesi (uygulanması) gereken ilimdir. Bu kitapta esas alınan kısımdır.Mucize — Peygamberlerin doğruluğunu ispat etmek için Allah'ın izniyle gösterdikleri, tabiat kanunlarını aşan olağanüstü olaylar.Muhabbet ve Ünsiyet — Sevgiliyi (Allah) daimi zikretmekle elde edilir.Muhterif — Bir sanatı veya zanaatı olan, işini ustalıkla ve hakkıyla yapan kişi.Muhâsebe — Amel ve hâlleri hesap etmek.Mukaddime — Giriş; bir kitabın veya konuşmanın başında amacın açıklandığı edebi başlangıç bölümü.Mukaddime Şartı — Helal yemek, salih amelin başlangıcı ve hazırlayıcısıdır.Mukarribler — Kelâmın içinde bizzat Konuşan'ı (Allah'ı) gören ve O'nda fâni olan en üst derece ehli.Murâkabe — Allah’ın huzurunu bilerek nefsini gözetlemek.Mushafa Bakmak — Ezberden okumak yerine Mushaf'ın yüzünden okumak, gözlerin de ibadete katılması nedeniyle daha sevaptır.Mutedil Korku — İnsanı harekete geçiren, takvaya yönelten korkudur.Mutlak Güzellik — İlim, kudret ve kudsiyet gibi kemal sıfatlarının bir şahısta toplanması sevgiyi katmerleştirir.Muvahhid — Allah'ın birliğine ve hak olduğuna inanan kimse.Mâlâya’nî — Kişiye faydası olmayan söz ve iş; dil âfetlerinin kaynağı.Mâsivâ — Allah’tan başka olan her şey, dünya meşgaleleri.Mîkât — Hac veya umre için ihrama girilen yer / zaman sınırı.Mübah — Yapılmasında veya terk edilmesinde dinen bir sakınca olmayan, serbest bırakılan eylemler.Mübahele — İki tarafın, hangisinin haklı olduğunun ortaya çıkması için karşılıklı olarak lanetleşmesi.Mübeyyen Niyet — Belirlenmiş, açık ve net şekilde kalben yapılan yöneliş.Mübhem — Anlamı kapalı olan, birden fazla manaya gelebilen veya tam olarak neyi kastettiği ancak ek açıklamalarla anlaşılan…Mübteda Bilgiler — Aklın temelini oluşturan, doğruluğu kendiliğinden açık olan ilk bilgiler.Mücahit — Allah yolunda çaba sarf eden; metne göre ailesini helal kazançla kimseye muhtaç etmeden geçindiren tacir bu sıfatla…Mücavirlik — Kutsal bir mekânda, özellikle Kâbe çevresinde ikamet ederek oranın komşusu olma durumu.Mücâhede — Nefisle ve hevâ ile mücadele; riyâzetin fiilî boyutu.Müdahale Aracı — Tıpkı bir tabibin sorunlu hücrelerle mücadele etmek için ilaç vermesi gibi, kelam da ancak zihni karışmış, şüpheye…Müdahin Alim — Bilgili olmasına rağmen güç sahiplerine veya çevreye yaranmaya çalışan, "yağcı" ve ilmini çıkarları için kullanan kişi.Müderris — Medreselerde ders veren, günümüzdeki profesörlük makamına denk gelen kıdemli hoca/alim.Müdâveme — Devamlılık.Müdâyene — Borçlanma; metinde en uzun ayetin bu konuda inmiş olması Allah'ın kulunun hukukuna verdiği öneme bir işaret olarak…Müezzinin Şahitliği — Müezzinin sesini duyan her insan ve cinnin kıyamet günü ona şahitlik etmesi.Müfrit (Aşırı) Korku — Ümitsizliğe, hastalığa veya akli dengenin bozulmasına yol açan, ameli engelleyen korkudur; bu tür korku yerilmiştir.Müfâssal Sûreler — Kur'an'ın son bölümündeki (Hucurât'tan sonrasına kadar olan) kısa ve orta uzunluktaki sûreler.Mühlikât — Kalbin kötü halleri; kibir, riya, hased, dünya sevgisi gibi insanı manevi yıkıma götüren vasıflar.Mükafatı — Vera sahibi bir kimseyi Allah'ın hesaba çekmekten "haya edeceği" ve ona İslam'ın tüm sevap kategorilerinden pay…Mükaşefe Ehli — Kalp gözü açık olan, manevi gerçekleri doğrudan müşahede edebilen zatlar.Mükâşefe — Kalp gözünün açılması, hakikatlerin doğrudan sezgi ve keşf yoluyla kavranması.Mükâşefe İlmi — Sadece kalbin temizlenmesiyle elde edilen, hakikatlerin perdesiz görülmesini sağlayan bâtınî ilimdir. Bu ilim…Mülazamet — Bir yere veya bir duruma bağlılık; kocasının yokluğunda kadının ağırbaşlılığını koruması.Mültezem — Kabe kapısının olduğu, dua edilen yer.Münafık-ı Alim — Diliyle âlim gibi konuşan ancak kalbi ve amelleriyle cahil olan, halkı etkileyen fakat yaşamıyla onlara zıt olan kişi.Münciyât — Tevbe, sabır, şükür, tevekkül ve sevgi gibi kulu Allah'a yaklaştıran güzel huylar.Mündemiç — Bir şeyin içinde var olan, onun içine yerleşmiş, ayrılmaz parçası haline gelmiş.Münker — Din ve akıl tarafından hoş karşılanmayan kötülükler; namazın men etmesi gereken durumlar.Münker ve Nekir — Kabirde insanı sorgulamakla görevli iki melek.Münzevi — Toplumdan uzaklaşarak kendi köşesine çekilen, inziva hayatı yaşayan kişi.Mürüvvet — Cahiliye Araplarında ön planda olan; cömertlik, akrabayı koruma ve yiğitlik gibi ahlaki vasıfların bütünü.Müsebbibü'l-Esbab — Sebepleri yaratan, her şeyin asıl kaynağı olan Allah.Müseddid — Basiret gözüyle hakikati gören, işleri yerli yerince yapan.Müsta'hap — Yapılması sevap olan, ancak yapılmamasında günah olmayan güzel işler.Müstafi — İhtiyacı olduğu halde onurundan dolayı istemeyen, tok gözlü.Müstekın — Şeytanın kalbe girmek için pusu kurduğu veya yol bulduğu gizli şehvet yolları.Müteahhirun — Gazali sonrası dönemi (özellikle 13. yüzyıl ve sonrası) ifade eden, düşüncenin daha teknik ve sistematik hale geldiği…Mütekaddimun — Gazali öncesi dönemi, yani İslam düşüncesinin ilk evrelerini temsil eden alimler kuşağı.Mütekellim — Kelam ilmiyle uğraşan, inanç esaslarını akli yöntemlerle savunan alim.Mütemmim — Tamamlayıcı; namazın diğer iyilikleri anlamlı kılan temel unsur olması.Mütemmim Cüz — Bir bütünü tamamlayan, ondan ayrılması mümkün olmayan parça.Müttaki — Allah'tan korkan, haramlardan ve şüpheli şeylerden titizlikle sakınan kimse.Mütteki — Yaslanarak, kurularak (oturma şekli). Yemek yerken kaçınılması gereken bir tarz.Müzekki — Şahitlerin güvenilirliğini ve durumlarını araştıran denetleyici memur.Müşahede — Doğrudan deneyimleme, kalp gözüyle görme veya hakikati vasıtasız kavrama.Müştemelat — Bir yapının (örneğin caminin) ana binası dışında kalan eklentileri, avlusu ve çevresi.Namaz — Namazın özü münacat ve zikirdir. Gafletle yapılan bir münacat mantıken mümkün değildir. Namazda sadece harflerin…Namaz ile İlişkisi — Namaz, Miraç'ın "minimal" bir fragmanıdır. Günde beş defa madde dünyasından sıyrılıp Allah’a yönelme fırsatıdır…Namazın Bedeni — Rüku, secde, kıyam ve kıraat gibi fiziksel eylemlerdir.Namazın İskeleti — Namazın dış erkanı (rüku, secde, kıyam) bir kabuk ise, içindeki tesbihat ve kıraat o ibadetin iskeletidir.Nazar — Düşünme, araştırma ve akli çıkarım süreci.Necâset — Maddi pislik.Nedâme — Pişmanlık.Nefis — İnsandaki şehvet ve öfke kuvvetini toplayan, kötü sıfatların kaynağı olan merkezdir.Nefis Terbiyesi — İnsanın hayvani dürtülerini kontrol altına alması ve ruhunu olgunlaştırması süreci.Nefis Terbiyesinin Merkezi — İnsanın kendisini terbiye etmeye başlayacağı ilk yer sofradır.Nefs — Hevâ ve dünya talebine açık iç boyut.Nefsin Hilesi — Nefis, kaba şehvetleri (yeme, içme, cinsellik) terk etse bile, övülme ve itibar görme lezzetini bu şehvetlerin yerine…Nemma — Söz taşıyan, dedikodu yaparak insanların arasını bozan kimse.Nemmam — İnsanlar arasında laf taşıyan, bozgunculuk yapan dedikoducu kimse.Nemîme — Koğuculuk / ara bozma.Nevre — Vücut kıllarını temizlemek için kullanılan kimyasal madde/ilaç.Neşit — Düğünlerde veya toplantılarda okunan şiirsel ezgi, marş veya ilahi.Nihai Otorite — Müslümanların yegane rehberi ve hayatını imar edecek kıstaslar mecmuasıdır.Nikâh — Nikâh.Niyet — Kalbin kastetmesidir. Şafii mezhebine göre her gün için gece vaktinden niyet etmek farzdır. Hanefi mezhebinde ise…Niyet ve İradenin Sıdkı — Amelde Allah'tan başka hiçbir iteleyici gücün bulunmaması.Nübüvvet Mührü — İki omuzu arasında yer alan, peygamberliğinin bir işareti olan fiziksel belirti.Nübüvvetin İşlevi — Peygamberlik müessesesinin asli görevi, insanlara neyin vazgeçilmez (asli), neyin ise vazgeçilebilir olduğunu…Okunacak Miktar — En ideali haftada bir hatimdir. Anlamayı engelleyeceği için üç günden az sürede hatim yapılması tavsiye edilmez.Ontolojik — Varlıkbilimsel; bir şeyin varoluşuyla, doğasıyla ve özüyle ilgili olan.Orucun Fonksiyonu — Oruç, insanı bedensel hazlardan uzaklaştırıp ruhanileştiren, onu "şeffaf" hale getiren bir ibadettir.Palyatif Çözüm — Köklü olmayan, geçici ve sadece anı kurtarmaya yönelik yüzeysel çözümler.Putların Mahiyeti — Putlar bizzat ilah olarak değil, Allah ile kul arasında aracı olan, meleklerin suretlerini temsil eden varlıklar olarak…Rahmet — Kâbe üzerine her gün 120 rahmet iner. Bunların 60'ı tavaf edenlere, 40'ı namaz kılanlara, 20'si ise sadece Kâbe'ye…Ramazan Hilalini Gözetlemek — Ramazan ayının başladığından emin olmaktır. Temel amaç "görmek" değil, "bilmek"tir. Eğer hava kapalıysa Şaban ayı 30’a…Rapt Etmek — Tutturmak, bağlamak; namazın günü belirli noktalardan ilahi olanla birleştirmesi.Rasyonel İlişki — Ortaklık gibi ticari durumlarda duygusallıktan uzak, ihtilafların ve ayrılık şartlarının önceden konuşulduğu gerçekçi…Recâ — Allah'ın sevabını ve lütfunu ümit etmek.Refik-i Ala — En yüce dost (Allah); Hz. Peygamber'in vefat etmeden önceki son sözlerinden biridir.Rey ile Tefsir — Nakle veya sahih dil kurallarına dayanmadan, kişisel arzu, mezhebî taassub veya yetersiz bilgiyle Kur'ân'a mânâ…Reyyân — Cennetin sadece oruçlulara tahsis edilmiş özel kapısı.Riba — Faiz; haksız kazanç ve zulüm yoluyla elde edilen fazlalık.Ribat — İslam topraklarının sınır boylarında yer alan, savunma ve nöbet amaçlı uç karakollar.Ricii Talak — Kocanın, boşadığı eşine yeni bir nikâha gerek duymadan iddet süresi içinde dönebildiği boşama türü.Riyâ — İbadet ve hayır amellerini, Allah'ın rızası yerine insanların kalbinde bir makam elde etmek veya övgü toplamak amacıyla…Riyâze — Nefsi terbiye etmek amacıyla dünyevi arzulardan kaçınma ve manevi disiplin uygulama süreci.Rubu — Çeyrek; eserin dört ana bölümünden her biri.Rubul İbadat — İhyau Ulumi’d Din eserinin "İbadetler Bölümü" anlamına gelen ilk çeyreği.Rubu’l-Adat — Gündelik yaşam, alışkanlıklar ve sosyal ilişkileri ele alır.Rubu’l-İbadat — Dinin pratik ve ritüel boyutlarını kapsar.Rubu’l-Mühlikat — İnsanı manevi yıkıma sürükleyen kötü alışkanlıklar, melekeler ve davranışlardır.Rubu’l-Münciyat — İnsanı selamete ulaştıran melekeler, davranışlar ve güzel huylardır.Rub‘ — İhya’nın dört ana bölümünden her biri.Ruh ve Nefis Dengesi — Yemek (özellikle şehvani ve lezzetli yemekler) nefsi beslerken; oruç ruhu besler ve kişiyi hafifleterek cismaniyetten…Ruhların Uyumu — Ruhlar, çeşitli kısımlardan oluşan ordular gibidir. Birbirini tanıyan (uygun olan) ruhlar anlaşır, tanışmayanlar ise…Ruhun Asimetrisi — İnsan ruhu sınıflara ve kalıplara sığmaz. Katı disiplin, yaratıcılığı ve ilhamı öldürür.Ruhun Dirilişi — İnsan sadece bedenden ibaret sınırlı bir varlık değildir. Miraç, ruhun "uruç" etmesi (yücelmesi) ve insanın gerçek…Ru’yetullah — Allah'ın ahirette (cennette) müminler tarafından keyfiyetsiz bir şekilde görülmesi.Rûh — Kalpteki boşluktan kaynaklanan ve damarlar yoluyla bedene yayılan latif bir buhardır (Hekimlerin tanımı).Rübubiyet Sıfatı — Ruhun rabbani bir emir olmasından dolayı istila etme, boyun eğdirme ve tek olma arzusu (İnsandaki Firavunluk damarı).Rükün — İbadetin aslî unsuru.Rızâ — Allah'ın kaza ve kaderine, verdiği belâ veya nimete karşı kalbin itirazsız ve hoşnut olmasıdır.Rızık Takdiri — Her insan için tayin edilmiş bir rızık kaderi vardır. Allah rızkı bazen geciktirerek kulunu imtihan eder; bu süreçte…Sabr — Sabır.Sahabe Dönemi — Sahabe, Kur'an nazil olurken bizzat olayların içinde (aktör olarak) bulundukları için akaid, fıkıh ve tasavvufu…Sahavet — El açıklığı, cömertlik ve karşılıksız verme erdemi.Sahur — Sahur yemeğini gecenin son vaktine ertelemek.Salih / Saliha — Dinin emirlerine bağlı, dindar ve ahlaklı kişi.Salih Amel — İyi, güzel ve Allah katında değerli olan iş; hayırlı evlat da bu kapsamda değerlendirilir.Salât — Namaz.Samimiyet ve İhlas — Eylemlerin kalıcılığı, Allah ile kul arasındaki bir sır olan ihlasa bağlıdır. Gazali, "ihlaslı olayım ki amelim kalıcı…Sanayi Devrimi Etkisi — Sanayi devrimiyle birlikte insan, bir makinenin dişlisi haline getirilmiş; emeği saatlere ve kurallara bölünerek ruhu…Sarf ve Adl — Nafile ve farz ibadetleri ifade eden kavramlar.Sarih Yalan — Şehir hayatında sıradanlaşmış, herkes tarafından açıkça ve kolayca söylenen yalan.Savm — Oruç.Savunma Sistemi — Kelam, kişinin zihninde şüpheler oluştuğunda imanı koruyan bir savunma mekanizmasıdır.Sa’y — Safa ve Merve tepeleri arasında yedi kez gidip gelmek.Sebeb — Sebep; tevekkülle birlikte çalışma.Sebepleri tamamen reddetmek — Sünnetullah’a ve şeriata karşı gelmektir.Seccade — Namazı motive eden, o anın özel olduğunu hissettiren bir araçtır.Secde — İnsanın fiziksel olarak en çok küçüldüğü, tevazunun zirve yaptığı namaz rüknü.Secde Ayetleri — Ondört tilâvet secdesine riayet etmek.Seci — Nesir (düz yazı) içinde yapılan kafiye; cümle sonlarının birbirine uyumlu, sanatlı dizilmesi.Sefer — Yolculuk.Seher Vakti — Gecenin sabaha yakın, gün doğmadan önceki son üçte birlik dilimi.Sekarât-ı mevt — Ölümün şiddetleri; can çıkarken yaşanan zorluk.Seküler/Dünyevi — Dinin manevi ve uhrevi amaçlarından kopuk, sadece dünya hayatına ve maddi olanla sınırlı bakış açısı.Selef-i Salihin — İslam’ın ilk nesilleri; tartışmalarda kendi haklı çıkmasından ziyade hakikatin ortaya çıkmasına sevinen örnek topluluk.Selem — Bedeli peşin ödenip malı daha sonra teslim alınmak üzere yapılan sözleşme.Semâ‘ — Dinlemek, işitmek; tasavvufta güzel ses ve nağmelerle manevi hakikatlere kulak vermek.Sened Sistemi — Hadis biliminde bir sözün Hz. Peygamber'e ait olduğunu ispatlamak için kullanılan, raviler zincirini inceleyen bilimsel…Sermaye Gücü — Bir ülkenin zilletten kurtulup iktidar kurması sahip olduğu "silah" ve "para" ile doğru orantılıdır.Ses Tonu — Başkasını rahatsız etmeyecekse ve riya tehlikesi yoksa sesli okumak; aksi halde gizli okumak (gizli sadaka gibi…Sidretü'l-Münteha — Yaratılmışlar için son sınır; Hz. Peygamber'in vefat anında varmayı arzuladığı yüce makamlardan biri.Simbiyotik İlişki — İki tarafın da birbirinden beslendiği ancak kendi ayakları üzerinde durabildiği sağlıklı dostluk modeli.Sistem Eleştirisi — Gazali, devlet kademelerinde bulunmasına rağmen, sorunların sadece tepeden inme kanunlarla çözülemeyeceğini; insanın iç…Sistemleşme İhtiyacı — Artan nüfus ve farklı düşünce yapılarının ortaya çıkması, toplumsal düzeni ve inanç birliğini korumak için belirli…Sistemli Rivayet İncelemesi — Rivayet edilen bilginin doğruluğunu test etme ve doğruluk kriterlerini belirleme çabası, rivayeti (nakli) ilk kez…Siyer — Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatını, gazalarını ve ahlakını konu alan ilim dalı; metinde mekân-zaman ilişkisi bağlamında…Sosyal Değişim — Yaşam tarzı ve şehir mimarisi değiştikçe (kapı kültürü, mahalle yapısı vb.), ayetlerin felsefesiyle yeni düşünce…Sosyal Sorumluluk — Din adamlarının ve kurumların sadece "koli dağıtmak" ve reklam yapmakla değil, adaleti sağlamak ve gençlerin…Sosyal ve Siyasi Merkez — Mescitler tarihsel olarak sadece namaz kılınan yerler değil; siyasetin konuşulduğu, askeri kararların paylaşıldığı ve…Sosyal Çevre — İnsan bulunduğu çevreye siner ve ona uyum sağlar. İyi bir çevre, iyiliği kolaylaştırırken kötülüğü zorlaştırır.Sufiler — Hal ilmi, zühd ve kalbi tecrübe yoluyla hakikati ararlar.Suhbe — Sohbet / arkadaşlık.Sultanlardan Kaçınmak — Bir âlimin dünya nimetlerini elinde tutan zenginlere ve yöneticilere (sultanlara) yanaşması, onun kitleler üzerindeki…Söz — İçeriğinde küfür, fahiş sözler veya sahabeye iftira bulunan şiirler.Sû-i hâtime — Ölüm anında imanın bozulması / kötü son; korkulması gereken hâl.Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ — Secdede söylenen "En yüce olan Rabbim her türlü noksanlıktan münezzehtir" zikri.Sübhâne Rabbiye'l-Azîm — Rükûda söylenen "Büyük olan Rabbim her türlü noksanlıktan münezzehtir" zikri.Süma — Amelin, insanlar duysun ve takdir etsin diye yapılması veya duyurulması.Sünnet — Genel ve olağan durumlarda Hz. Peygamber’in yaşam tarzıdır.Sünnet-i Hüda — Dini olarak bağlayıcılığı olan, uyulması gereken sünnetler.Sünnet-i Zevait — İnsani fıtratın parçası olan, yapıldığında sevap kazandıran ancak terk edildiğinde sorumluluk getirmeyen sünnetler.Sünnete İttiba — Efendimizin (s.a.v.) yeme, içme, oturma gibi fiziksel alışkanlıklarını (sünneti zevait) taklit etmek, zamanla şuurun bu…Sünnetullah — Allah’ın evrene ve toplumsal hayata koyduğu değişmez kanunlar.Süreç Akışı — Tefekkür bir başlangıçtır; tefekkür ilmi doğurur, ilim kalbin halini değiştirir, değişen kalp ise azaların amellerini…Sıddîk — Allah'a olan bağlılığı ve doğruluğu en üst seviyede olan, yakîn sahibi kişi.Sıddîklar — Nefislerindeki riyaset (reislik) sevgisini en son terk eden, hilelerden ancak Allah'ın inayetiyle kurtulan sadık kullar.Sıddîkîn — Takvada en üst mertebeye ulaşmış, özü sözü doğru, her işinde Allah rızasını gözeten kimseler.Sıdk — Sözün, niyetin ve amelin birbirine ve gerçeğe uygun olması; doğruluk.Sıhhat (Geçerlilik) Şartları — 1. Müslüman olmak, 2. Vakit (Hac aylarında yapmak).Sıla-i Rahim — Akraba ve yakınları ziyaret etme, gözetme.Sınırlandırma — Avamın (halkın), aklına durup dururken soru sokmamak ve saf inancını bozmamak adına kelam ilminden uzak tutulması bir…Sınırları — Allah'ın mahlukatı (yaratıkları) ve fiilleri üzerinde tefekkür etmek emredilmiş; ancak Allah'ın zatı (özü) hakkında…Tacil-i Taam — Yemek sunumunda acele etmek, misafiri bekletmemek.Tadili Erkan — Namazın rükunlarını (rüku, secde, kıyam vb.) hakkını vererek, sakin ve nizami bir şekilde yerine getirmek.Tadîl-i Erkân — Rükünleri noksansız, yerli yerinde ve sükunetle yerine getirmek.Tafattun — Üstün zeka, keskin kavrayış; meselelerin özünü hızla idrak etme yeteneği.Tahkik — Bir bilginin doğruluğunu geleneksel aktarımla değil, delilleriyle ve hakikatiyle kavrayarak benimseme süreci.Tahkiki İman — Delillere, araştırmaya ve hakikati bizzat kavramaya dayanan kuvvetli iman.Tahsis — Kur'ân'daki her hitabın, emrin ve yasağın doğrudan "kendisine" yönelik olduğunu bilmek.Tahâret — Gazali, insanların maddi temizliği manevi temizliğin (kalbi nefsani hastalıklardan arındırma) önüne koymasını…Takvâ — Allah korkusuyla haramlardan ve şüpheli şeylerden kaçınma derecesi.Talbiye — İhramlıyken söylenen "Lebbeyk Allahümme lebbeyk..." duası.Talim — Bilginin sadece yetkili bir öğreticiden (imamdan) alınabileceği yönündeki Batınî yaklaşım.Tamamlayıcı Rolü — Hac, bir binanın çatısı gibidir. Namaz, oruç ve zekatın insana kattığı terbiyeyi tamamlayan ve nihayete erdiren bir…Tanımı — Güzel ahlâk; seninle irtibatı kesenle bağ kurman, sana zulmedeni affetmen ve seni mahrum bırakana vermeye devam…Tarafsızlık İlkesi — Âlim, bir hakem veya hakim gibi tarafsız olmalıdır. Dünyevi çıkarların (lüks evler, şöhret, statü) peşinde koşan…Tasadduk — Allah rızası için yapılan maddi yardım, sadaka verme.Tasannu — Yapmacık hareketler, riyakarlık ve gösteriş.Tasfiye — İçteki kötülüklerden, zaaflardan ve manevi kirlerden arınma süreci.Tasih (Düzeltme) Mekanizması — İslam'ın hiçbir emri insanda olmayan bir şeyi istemez; aksine insanda var olan duyguları doğruya yönlendirir (tasih…Tavâf — Kâbe’yi tavaf.Tayyib — Hem özü itibarıyla temiz ve helâl olan, hem de kazanılma şekli meşru olan gıda.Tazarru’ — Allah’a boyun bükerek yalvarış; duanın kalbî hâli.Tazim — Allah'ın azametini bilerek O'nu büyüklemek.Taâm — Yemek / sofra âdâbı.Teberrî — Kişinin kendi güç ve kuvvetinden soyunarak, kendini kusurlu görmesi ve sadece Allah'ın rahmetine sığınması.Teberrüken — Bereketlenmek amacıyla, manevi fayda umarak okumak veya yapmak.Tebrik ve Dua — Evlenen kişileri "Allah mübarek etsin" gibi dualarla tebrik etmek, evliliğe kıymet verildiğini gösteren güzel bir…Tecerrüd — Kalbi Kur'ân dışındaki her şeyden arındırmak; anlamayı engelleyen mânevî perdelerden kurtulmak.Tecerrüt — Sıyrılma, soyunma. Ruhun bedensel ihtiyaçlardan ve maddi bağlardan uzaklaşarak saflaşması.Tecsessüs — İnsanların gizli hallerini ve ayıplarını araştırmak (Metne göre haramdır).Tedebbür — Ayetlerin anlamları üzerinde derinlemesine düşünme ve ibret alma süreci.Tedeyyün — Dini bilginin yaşanan tutum olarak oluşması.Tedriç — Bir hükmün veya konunun zaman içinde, farklı aşamalarla ve ayetlerle tamamlanması (Örn: İçki yasağı).Teellüf — Kalplerin birbirine yanaşması, insanların dost canlısı olması.Teessür — Ayetin içeriğine göre (korku, ümit, hüzün) kalbin hâlden hâle girmesi.Tefehhüm — Okunan her ayetten, kişinin kendi gücü nispetinde bir anlayış ve hikmet çıkarmaya çalışması.Tefekkür — İbadetlerin en şereflisidir; marifet ve muhabbeti artırır.Tefekkürün Tanımı — Kalpte halihazırda bulunan iki marifeti (bilgiyi), üçüncü bir marifeti (yeni bir bilgiyi) doğurmak üzere bir araya…Tefrit — Öfke kuvvetinin yokluğu veya aşırı zayıflığı.Tefsir — Ayetin lafzını, iniş sebebini ve ilk muhatapların (sahabe ve tabiin) naklettiği kesin bilgileri açıklama işidir. Daha…Tehdit ve Vaat — Stokçuluk yapanlar için "elem verici bir azap" uyarısı yapılırken; stok yapma fırsatı varken bunu elinin tersiyle itip…Tehlil — "La ilahe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) sözünü tekrar etmek.Tehzîb — Eğitme, terbiye etme ve ahlâkı temizleyip güzelleştirme süreci.Tekellüf — Bir işi yapmak için gereğinden fazla zahmete girmek, yapmacık davranmak ve zorlanmak.Tekfir — Bir kimsenin veya görüşün İslam dairesi dışında (küfürde) olduğunu beyan etme.Tekvin — Allah'ın yaratma sıfatı. Kainattaki fiziksel yasaların bu sıfatın yansıması olduğu belirtilir.Telkin — Kişiye bilmediği bir şeyi öğretmekten ziyade, içinde var olanı hatırlatmak ve kendi gerçekliğiyle yüzleştirmek.Tembellik ve Haram — Haramın temel kaynağı çoğu zaman tembelliktir. İnsan, uzun vadede ve emek vererek elde edeceği şeye kısa yoldan ulaşmak…Temellük — Bir şeyi mülk edinme, tamamen sahiplenme (Metinde hayatın bir emanet olduğu, temellük edilmemesi gerektiği vurgulanır).Temenni — Sebeplerin hazır olup olmadığı belli değilken sadece arzu etmektir.Temeskün — Sükunet, tevazu, zillet ve Allah karşısında boyun bükme hali.Temsil Görevi — Müslüman olmanın aynı zamanda İslam'ı temsil etme sorumluluğu getirdiği, bu yüzden de sosyal olmanın (insanlarla…Tenvir — Parlama, aydınlanma. Amellerin ve ahlakın güzelleşmesi için kullanılır.Tenzih — Allah'ı yaratılmışların vasıflarından, eksiklik ve kusurlardan uzak tutmak.Terakki — Kur'ân'ı sanki Allah'tan doğrudan dinliyormuşçasına bir üst makama yükselmek.Tertîl — Kur'ân'ı harflerin hakkını vererek, yavaş, açık ve ahenkli bir şekilde okuma usulü.Tevazu ve İnsanlık — O, bir kral gibi değil, "kurutulmuş et yiyen bir kadının oğlu" olarak kendini tanımlamış; kölelerin, fakirlerin ve…Tevbe — Tevbe.Tevbe Edenler — Tevbesinin tamamlanması ve hazırlık yapmak için ölümü çokça hatırlarlar. Hazırlıksız yakalanma korkusuyla ölümü…Tevekkül — Bir işi başarmak için gerekli çabayı gösterdikten sonra sonucunu Allah’a bırakmak ve O'na güvenmek.Tevhidin Mayalandığı Yer — Hac, Müslümanı İslam'ın doğduğu, Tevhid inancının hamura dönüştüğü topraklara davet ederek İslam'ı tam manasıyla…Tevhîd — Allah’ın birliği; itikadın omurgası.Tevil — Ayetin derinliğinden çıkartılan yorumdur. Daha müşahas (somut), bazen de sübjektif olabilir. Tevil, dinde derin…Tevil Mekanizması — Tarih boyunca bazı din adamlarının (şeyhülislamlar vb.), yöneticilerin kararlarına "maslahat" veya "tevil" yoluyla…Tevâcud — Vecd hali olmadığı halde, bu hali kazanmak için kendini zorlamak, ağlar gibi görünmek veya ritme uymak.Tevâzu‘ — Kibir ile zillet (aşağılık duygusu) arasındaki orta yoldur. Dinen övülen denge halidir.Tezekki — Arınma, temizlenme; zekâtın kişinin nefsini cimrilikten temizleme işlevi.Tezekkür — Unutulan bir şeyi hatırlamak veya bilinen bir bilgiyi kalpte taze tutmak.Tezkiye — Arınma, temizlenme; özellikle nefsin kötü duygulardan ve günahlardan arındırılması.Ticaret ve Siyaset — İslam'da ibadet, ticaret ve siyaset iç içedir. Kur'an-ı Kerim'de belirtildiği üzere hac, ticari ilişkiler ve siyasi…Tilâvet — Metnin takip edilmesi ve okunmasıdır. Zahiri (dış) ve batıni (iç) adaba riayet edilerek yapılması beklenir.Toplumsal Eylem — Namaz sadece bireysel bir terbiye değil, bir "organize olma" ve eylem biçimidir.Toplumsal Uzlaşı — Sofra, toplumsal barışı ve uzlaşıyı temin eder. Kurban Bayramı gibi ibadetler, toplumun tüm kesimlerinin mutfağını…Tufeyli — Kendi üretmeyen, sürekli başkalarının sırtından geçinen veya başkasının yardımına muhtaç yaşayan tip.Târiz — Yalan söylemeden, sözü başka bir tarafa çekerek gerçeği gizleme sanatı.Tûl-i Emel — Dünyada uzun süre yaşama arzusu, bitmek bilmeyen dünya hırsı ve hayalleri.Ubudiyyet — Kulluk. İnsanın yaratılış bilincinde olması ve Allah ile kurduğu daimi irtibat hali.Ucb — Kendini beğenme.Ucub — Kişinin kendi amelini ve halini beğenmesi, kendinden emin olması.Uhrevi Fayda İçin Sevmek — Hocasını veya mürşidini, kendisini ahiret saadetine (ilim ve amel) ulaştırdığı için sevmek.Uhuvve — Kardeşlik. Mekke'deki Müslümanların sayısının artmasındaki en önemli amil olarak vurgulanmıştır.Uruç — Yükselme, yukarı çıkma; ruhun manevi mertebeleri aşması.Usul-ü Hadis — Hadislerin sıhhatini, doğruluğunu ve kaynaklarını inceleyen bilim dalı.Uzle — Uzlet / inziva.Vakar ve İbadet — Susmak, vakarın devamını sağlar ve kişiyi fikir, zikir ve ibadet için özgürleştirir.Vakfe — Haccın en önemli rükünlerinden biri olan, belirli bir zaman diliminde Arafat'ta bulunma eylemi.Vakit Geçirme ve Şakalaşma — Evliliği ayakta tutan unsurlardan biri eşlerin birlikte eğlenmesi, şakalaşması ve birbirlerine iltifat etmesidir.Vakâr — Ağırbaşlılık, ciddiyet ve ruhsal dinginlik.Vecd — Semâ esnasında kalbe doğan ani coşku, istiğrak, aşk ve iştiyakın baskın gelmesi hali.Veda Tavafı — Haccın rükünlerinden olan, hacıların Mekke'den ayrılmadan önce yaptıkları son tavaf.Vehmi Kemâl — Mal ve mevki gibi, insanın gerçek yetkinliğiyle ilgisi olmayan, ölümle yok olan geçici mükemmellik hissi.Velîme — Evlenme ve düğün vesilesiyle verilen davet yemeği.Vera‘ — Şüpheli şeylerden kaçınma hususunda gösterilen aşırı titizlik.Vesile Olanlar — İnsanı ilim ve amele ulaştıran, hayatını idame ettirmesi için gereken zaruri ihtiyaçlar (yeterli gıda, örtünecek…Vesile Olduğu İçin Sevmek — Sevilen kişinin, asıl sevilen bir amaca (makam, mal veya ilim) ulaştıran bir yol olması.Vird — Düzenli günlük ibadet programı.Vücup (Farz Olma) Şartları — 1. Müslüman olmak, 2. Hür olmak, 3. Buluğ çağına ermiş olmak, 4. Akıl sağlığı yerinde olmak, 5. Vakit/Mekan (Hac…Yahudilik — Yasalar ve sistemlerden ibaret, bireyin ferdi gelişimini ihmal eden bir yapıdadır.Yakin Nuru — Şüpheye yer bırakmayacak derecede kesin olan, kalbin aydınlandığı bilgi ve inanç mertebesi.Yakîn — Şüphe karışmayan kesin bilme; imanın kalpte yerleşip sükûna ermesi.Yaratılış Maksadı — Dünyadaki her şeyin amacını bilmek ve gıdayı ibadete güç yetirecek kadar, meskeni ise korunacak kadar edinmek.Yeme ve İçmeden Sakınmak — Vücuda gıda amacıyla ağız veya burun yoluyla bir şey girmemesidir. (Serum ve direnç artırıcı ilaçlar bu kapsamdadır…Yemek Esnasındaki Âdâb — Besmele, sağ el kullanımı, küçük lokmalar ve yavaş çiğneme, su içme usulleri.Yemek Sonrası Âdâb — Şükür (elhamdülillah), diş temizliği, dua ve kırıntıların israf edilmemesi.Yemek Öncesi Âdâb — Helâl rızık arayışı, temizlik (el yıkama), tevazu (yer sofrası) ve niyet.Yenilenme — Varlığın korunması için sürekli bir "teeddüt" (yenilenme) halinin olması.Yeryüzünün Mescit Kılınması — İbadetin belirli bir mekana hapsedilmemesi, dinin hayatın her alanında (siyaset, ticaret, sosyal yaşam) var olmasını…Yevmül Furkan — Hak ile batılın fiilen ayrıldığı gün anlamına gelen, Bedir Savaşı için kullanılan ifade.Zahir — Ayetlerin açık emirleri, yasakları ve dil kuralları çerçevesindeki ilk anlamlarıdır. Prosedürcü bir din anlayışı için…Zahir ve Batın — Abdestin sadece kolu yıkamak olmadığı, bir ritüelin zahiri (görünen) kısmının ötesinde batıni (ruhani) bir anlam…Zahiri Şartlar — Bir ibadetin dıştan görünen, fiziksel ve biçimsel kuralları (Rüku, secde, suyla temizlik vb.).Zahit — Dünyevi menfaatlere karşı mesafeli duran, ahirete yönelen kimse.Zaman / vakit — Normal zamanlarda mal biriktirmek sakıncalı olmayabilir. Ancak piyasada bir kıtlık, azalma veya ulaşma zorunluluğu…Zaman Bilinci — Gündüz, geçim (maişet) için bir fırsat ve nimet olarak görülmelidir. Erken kalkmak bereketin anahtarıdır.Zamanlama — Tevbe derhal yapılmalıdır. Günahlar kalp üzerinde pas (reyn) oluşturur; zamanla bu pas kalbi mühürler ve temizlenmesi…Zatı İçin Sevmek — Bir şeyi bir çıkar için değil, sadece güzelliği için sevmektir. Güzellik sadece dış surette değil, basiret nûruyla…Zatın Sevilmesi — Her canlının kendi varlığını, bekasını ve kemalini sevmesi fıtridir.Zatından Dolayı Sevmek — Bir kimseyi hiçbir menfaat beklemeden, sadece ahlakı veya ruhani yakınlığı için sevmek.Zayi Olmama Yasası — Hiçbir emek boşa gitmez. Yıllar sonra bile olsa, yapılan işin semeresi kişiyi bulur.Zekat ve Oruç — Bu ibadetlerde temel amaç nefsi terbiye etmek ve şehvani arzuları kırmaktır. Malın elden çıkması veya midenin…Zekât — Mali ibadet; mal sevgisini kırma.Zem — Bir şeyi yermek, kötülemek; haramın yerilmesi anlamında kullanılır.Zeval Vakti — Güneşin tepe noktasından batıya doğru kaymaya başladığı, öğle vaktinin girdiği an.Zikir ve Dua İlişkisi — Tüm ibadetlerin amacı insanı Allah’a yaklaştırmaktır. Fatiha suresi bunun en belirgin örneğidir; yarısı zikir (hamd ve…Zikir ve Fikir İlişkisi — Bir şeyi çokça anmak (zikretmek), o şey üzerine düşünmeyi (fikretmeyi) sağlar. Dil ile yapılan telaffuz, kalpteki…Zikr — Allah'ı anmak ve kalbi O'na döndürmektir.Zillet — Sûfîlerin tabiriyle, sofrada kalan yemek kalıntıları; aynı zamanda dâvete icabet etmeyi "çorbayı beklemek" olarak…Zimmet Ehli — İslam devletinde yaşayan ve kendilerine eman verilen gayrimüslim teba (Yahudi ve Hristiyanlar).Zulüm Kavramı — Stokçuluk sadece büyük devletlerin veya kurumların yaptığı bir şey değil, bireysel tüccarların da işleyebileceği bir…Zâhir ve Bâtın İlişkisi — Dış görünüşteki edep, iç âlemdeki (bâtın) güzelliklerin bir yansımasıdır. Azaların hareketleri, kalpteki tasavvurların…Zâhirî Yolculuk — Bedeniyle memleketinden ayrılıp sahra, ova ve uzak diyarlara gitmektir.Zât-ı İlâhî — Allah'ın bizzat kendisi; niteliklerin ötesindeki özü (hakkında tefekkür edilmesi yasaklanmıştır).Zühd — Dünyaya ve maddeye karşı kalben mesafe koymak, ahireti dünyaya tercih etmek.Zühd ve Tercih — Metin, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ve ashabının maddi imkansızlıktan değil, bilinçli bir tercihten dolayı zühd içinde…Zülfikar — Hazret-i Peygamber'in savaşlarda kullandığı, kabzası gümüşle süslenmiş ünlü kılıcı.Zürriyet — Soy, nesil, gelecek kuşaklar ve evlatlar.Âdât — Yemek, nikâh, çalışma hayatı ve sosyal muaşeret kurallarının dini ve ahlaki boyutu.Âhiret — Ölümden sonra gelecek olan kalıcı durumlardır.Ârifler — Ölümü daima hatırlarlar çünkü ölüm, "dostun dostla buluşma zamanıdır." Onlar için ölüm bir kurtuluş ve Allah'a kavuşma…Çağdaş Gereklilik — Günümüzde bir Müslümanın inancını modern felsefi saldırılara (deizm, ateizm vb.) karşı savunabilecek bilgi altyapısına…Çocukların Durumu — Çocuklardaki iman, kaygıdan uzak olması yönüyle daha dirençlidir.Îmân — Kalple tasdik, dille ikrar, amelde iz.Îsar — Kendi ihtiyacı olsa bile başkasını kendine tercih etmek (Toplu yemekte arkadaşının daha fazla yemesine imkân tanımak…Örnek Şahsiyetler — Hedef tüm fertleri tek tek düzeltmek değil, "maya" vazifesi görecek ideal karakterlerden oluşan güçlü bir topluluk…Özü İtibarıyla Hac — Hac kelime anlamı olarak "kastetmek", "ziyaret etmek" ve "ayağı yere vurarak yürümek" manalarına gelir. Özünde bir…Ülfe — Alışkanlık, yakınlık, eşler arasındaki duygusal aşinalık.Ülfet ve Yüz — Hadis-i şerife dayanarak, evlenilecek kişinin yüzüne bakmanın önemine değinilir; çünkü yüz, karakteri, zekayı ve…Ülfetin Kaynağı — Takva ve din bağına dayanan ülfet, Allah katında en değerli olanıdır.Ümmül Kura — Mekke, "şehirlerin anası" ve yeryüzünün merkezidir. İslam burada doğmuş ve ilk örnekliğini burada sergilemiştir.Üns — Allah ile ünsiyet.Ünsiyet — Bir şeye çok alışma, aşinalık kazanma; bu durumun manevi heyecanı köreltme riski vardır.Üçüncü Derece — Kendi manevi hallerini ve Allah ile olan ilişkilerini şiirlerdeki remizlerle (ayrılık, kavuşma, naz) anlamlandıran…Şahsi İstidat — Yol emniyeti ve sağlık durumunun elverişli olması.Şehve — Şehvet.Şehvetül Batn — Mideye olan aşırı düşkünlük, yeme içme arzusu.Şemail — Hazret-i Peygamber'in fiziksel özellikleri, dış görünüşü ve huyu.Şevk — Bir yönüyle bilinen, bir yönüyle eksik kalan mahbuba duyulan özlem ve onu tamamlama isteğidir.Şeytanla Bağlantısı — Ateşten yaratılan şeytan, ateş tabiatlı olan öfke aracılığıyla insana yaklaşır. Metne göre öfke galip gelirse, insanın…Şeytanla Mücadele — Şeytan, insanoğlunun damarlarında kan gibi dolaşır. Helal rızık, şehveti zapt ederek şeytanın hareket alanını daraltır…Şeytanın Durumu — Şeytan, Arefe gününden daha fazla hiçbir zaman kendini bu kadar hakir ve öfkeli görmez; çünkü Allah o gün büyük…Şeytanın Mağlubiyeti — Şeytan, hiçbir zaman Arife günü Arafat'ta olduğu kadar zelil, hakir ve perişan değildir. Allah'ın rahmetinin yeryüzüne…Şeytanın Rayları — Şeytanın insanın kalbine ulaşmak için kullandığı araç "gizli şehvetler"dir. Bu şehvetler, şeytanın kalbe giden yolda…Şeytanın Stratejisi — Şeytanın asıl projesi, insanı doğrudan dinsiz yapmak değilse bile, ona amellerini güzel göstererek (kendini…Şifa ve Nur — Kalp hastalıklarının şifası onda gizlidir; ondan başka kaynaklarda ilim arayanlar dalâlete (sapıklığa) düşer.Şikempperverlik — Mideye düşkünlük, boğazına düşkün olma hali.Şübhe — Şüpheli alan.Şükr — Şükür.